O kahrolasıca cehennemin gülüydü yüzün,
Parlıyordu sebepsizce suratıma.
Ay ediyordu ruhun günün diplerinde
Tanrılar uyuyordu, gözlerin hala dipte!

Bilirsin bir acem kızı edasında çaldım kapını,
Kaldırımların tırnağıma verdiği hasara ne demeli?
Ölüm, bu kadar yayvan düşmemeliydi peşime.
Peşim bu kadar yakın olmamalıydı eteğine.

Ey davulların çıkardığı o esrarlı tını!
Bir avuç suyum, çalkalanıp duran,
Aşağıdayım
Tam orda evet!
Şehadetim yakın ve azaplı…

Uçuyorsam var bir sebebi.
Biliyor Tanrı!
Yaradan da o, aşağılayanda.
Oysa seninle dünyadaki bütün dinlerden daha refah olabilirdik.
Üstelik bizim halkımız çöp adamlardan ve süzme kuşlardan ibaret.
Çok şey istemedim kabul,
Bir şey de veremedim aşikar!

Vatanıma hangi günah edebilir ki tecelli?
Bir keresinde sevdim kabul, göğün kuşağını sevdiği gibi.
Bir kahpenin sigaraya aşkı gibi.
Bir fahişenin parasındaki efsun,
Bir liranın kuruşa yaptığı kur gibi…

O kahrolasıca cehennemin gülüydü yüzün,
Tanrılar uyuyordu, gözlerin hala dipte!
Gidiyordum,
Tanrıların Mesih’i bıraktığı gibi.
Ellerin hala uzattığım gülde…