Sinema sadece insanlar vakit öldürsün, kafa dağıtsın, yapımcının oyuncuların banka hesabını doldursun diye yapılmıyor elbette. Bir film ile çok şey anlatabilirsiniz. Basit bir mesajı verebilirsiniz, koca bir ideolojiyi de yerleştirebilirsiniz insanların zihnine, yaşanmışlıkları duyurmaya da çalışabilirsiniz. Sizi bilmem ama yaşanmış hikâyelerden uyarlanan filmler %100 orijinalindeki gibi yansıtılmasa da beni daha çok cezbeder. Çünkü nettir; yaşanmıştır ve bitmiştir. Ötesinin hayalini kurmak diye bir şey yoktur en fazla keşkeler, acabalar bekler sizi. İşte bu yazının konusu da keşkelerin ve utançların hiç eksilmeyeceği bir film: The Stoning of Soraya M.

1118full-the-stoning-of-soraya-m.-poster

2008 yapımı Amerikan yapımı bir film Soraya’yı Taşlamak. Freidoune Sahebjam isimli İran asıllı Fransız gazetecinin La Femme Lapidée  romanından uyarlama. Roman 1990 yılında yayımlanmış film ise 2008. Bol ödüllü bu filmin İran’da gösterime girmesi yasaklanmış. Hatta İran Türkiye’de gösterime girmesine bile tepki göstermiş.

Film Hafız- Şirazi’nin dizeleriyle başlıyor:

Olmayın riyakârlık edenlerden
Bir yanda yüksek sesle
Kuran’ı dillendirirken
Öte yanda ahlaksızlığını
Sakladığını zannedenlerden

Olay Şah Devrimi’nden sonra 1986 yılında İran’da geçiyor. Söz konusu gazetecimiz İran’ın Kupayeh isimli köyüne geldiğinde arabası bozulur. Zehra isimli bir kadın yanına yaklaşır ve önceki gün o köyde çok kötü şeyler yaşandığından bahseder durur. Onu dinlemeye başladığında ise cehaletin ve kötülüğün yüzüyle karşılaşır:

devamı 2. sayfada:

1 2